Sevmediklerine sakın bizden söz etme...

Adı Ömer Köylü. Nevi şahsına münhasır bir tip. Gözü sizi tutmazsa yandınız, kovalar. Sevdi mi de, o biçim bağrına basar.
 

Harbi bir adam. Karikatür değil, gerçek, hakiki. Eski adamlardan. Onurlu, gururlu. Kimseye eyvallahı yok. Kimseye ihtiyacı da yok. Sakın yanlış anlamayın, müşteri peşinde değil. Mekanına sadece sevdiği insanların sevdikleri ve onların sevdikleri gelsin istiyor. Mümkünse 30 kişiyi de geçmesinler! Sevimsiz tipler, kasık tipler, kendini bir şey zannederler aman ha sakın gitmesinler! Zaten beğenmezler. Teldolap basit, çok basit bir yer. Güzel meze, müthiş bir manzara, günbatımı, müzik, muhabbet ve rakı. Gümüşlük’ün tepesinde. Ama valla en tepesinde. Keçi gibi çıkmak gerekiyor. Keçi Ömer’in de lafları ağzından kerpetenle almak gerekiyor...

Bayram hediyesi
BODRUM’da bir MEKÂN
 

-  Bodrum’a sizi hangi rüzgar attı?
Eşimle bir gün canımıza tak etti. İstanbul’un kaosundan kaçmak istedik. Daha sakin, daha dingin bir hayat arzuladığımız için de Gümüşlük’ü tercih ettik.
-  Neden Gümüşlük? 
Ne demek neden? Çünkü yarımadada doğası ve dokusu henüz bozulmamış tek yer. Çünkü kendine özgü bir yer. Çünkü benzersiz.
-  Niye dağın tepesini tercih ettiniz yaşamak için... 
Yüksek olan yerin enerjisi de yüksektir bana göre...
-  “Keçi Ömer” diyorlar size...
(Rakısından bir yudum alıyor...) Öyleyim, öyleyim, keçiyim. Zor olanı başarmayı sevdiğim için keçi diyorlar...
-  Dinamitle siz kendiniz mi uçurdunuz buraları?
Evet.
- Ve o çıkan taşlarla yine burayı kendiniz yaptınız...
Evet. 

-  Aklınızdan zorunuz mu var?
Bak o doğru, aklımla biraz zorum var, inkâr etmiyorum. Ama kafası çalışan herkesin vardır, olmalı. Doğaya saygı duyarım ben. Bütünlüğü, ahengi bozmamak için burayı yaparken, yine buranın taşını kullandım... 
-  Neden adı Teldolap?
Bizim çocukluğumuzda, her şey ekolojik idi ve seracılık yoktu. Günlük yemek yapılıp teldolaplarda saklanırdı. Doğallığı, sevgiyi ve samimiyeti içinde barındırdığı için bu ismi seçtik...
-  Kaç kişiye aynı anda hizmet verebiliyorsunuz?
30. Daha fazla da istemiyorum Ayşe. O yüzden bunu büyük bir röportaj gibi yapmayacaksın değil mi? Gözünü seveyim seninle konuştuğuma pişman etme beni, fazla insan istemiyorum burada, bak ona göre...
-  Ama gittikçe ününüz yayılıyor... Ne kadar büyümek istiyorsunuz?
Ne büyümesi? Büyümek bizim yaşam felsefemize uygun değil...
-  Sizde olan, Bodrum’da başka hiç bir yerde olmayan ne var?
Çok özel bir şey yok, sen sevdin diye abartma burayı, bize özgü mezelerimiz var. Huzur var, sevgi var, samimiyet var.
-  Yemekleri kim yapıyor?
Eşim Fatoş ve şefimiz Orhan Usta.
-  Spesiyalle-riniz ne? Burada ne yemek lazım?
Peynirli kabak çiçeğimiz, kırmızı biber sarmamız, teldolap böreğimiz, ciğerimiz ve çökertme kebabımız var. Limonlu parfe ve konyaklı krem karamelimiz de iyidir. Sabah arıyorsun, “Ömer, ben geliyorum” diyorsun, ona göre hazırlıyoruz. Bizde fabrikasyon yok...
-  Ciğer de süper. Ciğere kuş mu konduruyorsunuz, niye bu kadar farklı?
Sevgimizi katıyoruz da ondan...
-  Burada belli günler canlı müzik var. Siz de müzisyensiniz, perküsyonda da sizi görüyoruz. İnsanlar sizce neye geliyor: Müziğe mi, muhabbete mi, atmosfere mi, yemeğe mi?
Hepsine. Beşi bir yerde olduğu için...

 

Gümüşlük enerji kapılarından biri

-  Myndos ne ifade ediyor sizin için?
Enerjisi çok yüksek bir yer...
-  Sizin Myndos inancınız, bizim Myndos bilgimizden ne kadar farklı? Biz tarihi bir uygarlık diye biliyoruz, daha bilmemiz gereken ne var...
Burası alelade bir yer değil, dünyadaki “enerji kapıları”ndan biri, bunu bilmeniz yeterli...
-  Daha açık anlatın, ne demek “enerji kapısı”...
Ne anlatayım Ayşecim, uzun uzun konuşmak lazım. Bir iki cümleyle geçiştirilemez. 2012’de güzel bir altınçağ bekliyoruz...
-  Bir sürü yazar, çizer, müzisyen taşınıyor Gümüşlük’e. Gümüşlük’te özel insanların bir araya gelmesi tesadüf mü?
Olur mu öyle şey. Hayatta, tesadüf diye bir şey yok. Her kuş kendi cinsiyle uçar. O yüzden de hayata karşı duyarlı güzel insanlar, tek tek burada bir araya geliyor.
-  Gümüşlük’le ilgili hayalleriniz neler?
Ben buranın bir sanat köyü ve “kültür merkezi” olmasını hayal ediyorum. Ama desteğe ihtiyacımız var. 
-  Son soru: Kışlar nasıl geçiyor burada?
Muhteşem! Biz Teldolap olarak 11 ay, -şubat hariç- açığız, bekleriz, mutlaka gel. Sevmediklerine sakın bizden söz etme. Sadece senin sevdiklerin gelsin...

© 2015 Teldolap Cafe and Restaurant. All rights reserved.

  • TripAdvisor - White Circle
  • Instagram Чистый
  • Pinterest - White Circle
  • Белая иконка facebook
  • Иконка Twitter с прозрачным фоном